Sarıyer Yenigün, Sarıyer'in Gerçek Tarafsız Gazetesi - VEBAL NEDİR BİLİR MİSİNİZ? </br>HAK ETMEYENLERE MAKAM MEVKİ VERMEKTİR!!!
Geleceğin Fırsatları Sizinle...
Yapılara Nefes Veriyoruz
'GÜVEN VE KONFOR </br>ÖNCELİĞİM' DİYORSAN? </br>SENİN ADRESİN </br>'SEFEROĞULLARI OTOPARK'

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

VEBAL NEDİR BİLİR MİSİNİZ?
HAK ETMEYENLERE MAKAM MEVKİ VERMEKTİR!!!

VEBAL NEDİR BİLİR MİSİNİZ? </br>HAK ETMEYENLERE MAKAM MEVKİ VERMEKTİR!!!
Usta siyasetçi Biberoğlu 'Makam Sarhoşu Olmuş, Güç Zehirlenmesi Yaşamış Kişiler' üzerine bir yazı kaleme aldı...
05.10.2021 / 12:13


Sergilemiş olduğu halk odaklı çalışmalar ile İstanbul'un birçok ilçesinde saygı gören siyasetçileri arasında yer alan Sarıyerli Başar Biberoğlu, ortalığı altüst edecek açıklamalarda bulundu...

VEBAL NEDİR BİLİR MİSİNİZ? </br>HAK ETMEYENLERE MAKAM MEVKİ VERMEKTİR!!!

Usta siyasetçinin hedefinde, toplumun kanayan yarası 'Makam Sarhoşu Olmuş, Güç Zehirlenmesi Yaşamış kişiler' Vardı...

BAŞAR BİBEROĞLU:


İnsanın makamıyla büyümeye çalışması ve böbürlenip kibirlenmesi o kişinin küçüklüğünün itirafıdır.

Makam sarhoşu olan makamsız kişi(ler) layık olmadan makam sahibi olmuş kişilerdir.

Astlarını ısırıp, üstlerine de kuyruk sallayıp duranlardır.

Öyle ki o kişilerin makam mevkileri geçicidir.

Makamlarını kaybettiklerinde şereflerini de huzurlarını da kaybederler.



Rahmetli Fatih Sultan Mehmet, makamlar üzerine şöyle demiştir: “Vebal nedir bilir misiniz? Hak etmeyenlere makam mevki vermektir.”

İşte çevremizde toplumumuzda o kadar çok makam sarhoşu olmuş makamsız kişiler var ki, ne saymakla biter ne de yazmakla.

Çevremize, toplumumuza baktığımızda liyakat, bilgi ve erdemden yoksun bir o kadar da niteliksiz ve karakteri bozuk kişi ve de kişileri öyle makamlarda görürüz ki, şaşırmamak elde değil.

Öyle ki, bu makam koltuklarında güç zehirlenmesi yaşayan makamsız kişiler ilçe ve il bazlı olduğu gibi ülkenin de birçok kurum ve kuruluşlarında görev yapmaktadırlar.

Makam sarhoşu olan kişileri gördükçe Muhammed Celâleddîn-i Rumi’nin (Hz. Mevlânâ), Eşek sidiği birikintisine konan sineğin durumu aklıma geliyor.

Sizlerle paylaşmak isterim.

“Eşek sidiği birikintisi üzerinde saman çöpüne konmuş sinek, kendi kendine böbürlenerek şöyle diyordu:

-İşte burası deniz, bu da gemi, ben de ehliyetli, doğru düşünen, yerinde hüküm veren bir kaptanım.

Eşek sidiği üzerindeki gemisini sürüp duruyordu.

O bir avuç sidik gözüne uçsuz bucaksız deniz görünüyordu.

Gerçeği görecek göz nerede onda?

Görüşü ne kadarsa dünyası da o kadardı.”

İşte!



Eşek sidiği birikintisi üzerindeki saman çöpüne konmuş bir eşek sineği!..

Sadece o!.. Başka da bir şey değil!

Ey Eşek sidiği birikintisi üzerindeki saman çöpüne konmuş eşek sineği!

Eşek eşeği sever, karaktersiz karaktersizi, öküz de öküzü!..

Görünür en güzel varlık olarak eşek eşeğe, öküz öküze!..

Sizleri seçenler kim ya da kimler?

Sizleri seçip o sarhoşu olduğunuz makamlara aday gösteren veya atayıp getirenler hangi güçler?



Ey mevki makam sahibi gözde kişiliksiz kişiler, makama getirilen sarhoş olan makamsız kişiler, sizlere aşağıdaki iki çift söz aslında yeterli olmalı:

“Ünvanlar gelip geçer, lütuflar uykuya dalar, aşamalar yok olur, zenginlikler dağılır, değerler yozlaşır.”

Unutmayın!

Sizleri o makamlara getirenler, o makamlardan indiğinizde sizlerinde sonu eşek sidiğinin üzerindeki saman çöpüne konmuş sinek gibi olur.

Evet!

Güç zehirlenmesi yaşayan makamsız kişiler!

“Onurlu insanların üzerine titredikleri şey sadece karakterleri ve onurlu duruşlarıdır.



Onursuz insanların ise; sadece ve sadece mevki ile makamların peşinde koşup, makamların sarhoşluğuna doğru yol alanlardır.”

Makama getirilmiş, makam sarhoşu olmuş makamsız kişiler sabırla makamsız kalacağınız günler diliyorum.