Sarıyer Yenigün, Sarıyer'in Gerçek Tarafsız Gazetesi - SOL MUHAFAZAKAR
Ev, araba, iş yeri, dükkan satışında faizsiz dönem! Yasa değişiyor...
Sarıyer'de uyuşturucu serasına çevrilen lüks dairelere baskın
Sarıyer’de iş adamına silahlı saldırı

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

SOL MUHAFAZAKAR

SOL MUHAFAZAKAR
Sarıyer'in usta siyasetçilerinden, CHP Sarıyer eski İlçe Başkanı Mehmet Deniz çarpıcı yorumlarda bulundu.
12.01.2021 / 11:28


Sarıyer'in usta siyasetçilerinden, CHP Sarıyer eski İlçe Başkanı Mehmet Deniz çarpıcı yorumlarda bulundu.

Deneyimli siyasetçi verdiği mesajlar ve sunduğu anektodlarla gündeme yeni bir boyut kazandırdı...

MEHMET DENİZ:

Ülkemiz de sol ve muhafazakar kavramlar yaklaşık bir asır boyunca insanlarımıza yanlış empoze edilmiştir.

Kısaca birbirine tezatmış gibi gözüken bu iki görüşü irdelemek istedim.

Sol kavramına, ülkeler kendi toplum yapısına uygun, kendi yaşam tarzına göre farklı anlamlar yüklemektedir.

Örneğin, Birleşik Krallık ta ki işçi partisi küresel kapitalizmi savunmuş, diğer tarafta “Zimbabve” dünyanın en sosyalist ekonomisini gerçekleştirmiştir.

Küba ve Kuzey Kore'de aynıdır.

Rahmetli Bülent Ecevit konuşmaların da sık sık Türk soluna şöyle tarif ederdi...

“Türk solu diğer ülkelerde ki sol anlayıştan farklıdır. O ülkeler de ki uygulamaları bir şablon gibi getirip Türk toplumuna aynısını bir model olarak uygulayamassınız” Derdi.

Yani her toplum kendine has özellikleri, gelenekleri, görenekleri vardır.

Ben şahsen bundan şunu anlıyorum; Ecevit, solun, Atatürk’ün de önem verdiği ve CHP altı okuna koyduğu milliyetçilik versiyonu olduğu, Ulusalcılık fikrini önemsenmesine vurgu yapıyordu.

Yine bu şablona bizim ülkemiz de uymayan, toplumumuzda ekseri çoğunluğa yanlış angaje edildiği gibi Türk solunun dinsizlik anlamına, dini dışlayan bir anlama gelmediğini vurguluyordu.

Dinimiz de kötü, pis ve ahlaksız kabul edilen her ne varsa, aslın da solla özdeşir.

Başkasının hakkını yememek, haksızlık yapmamak, yalan söylememek, güçsüze sahip çıkmak, alt sınıfları desteklemek, adil bir ticaret hem “sol” düşüncemizde hem de "Müslümanlık dinimizde” kabul görür.

Sol ne kadar yanlış yorumlanıyorsa, Muhafazakarlıkta ülkemiz de bir o kadar yanlış olarak yorumlanmaktadır.

Muhafazakarlık, koruyup sahip çıkmak demektir.

Nasıl malınıza, mülkünüze sahip çıkıyorsanız, değerlere, geleneklere de sahip çıkmak zorundasınızdır.

Din demek muhafazakarlık demek değildir.

Dinimiz bunun dışındadır.

Dinimizin zaten değişmez kuralları vardır, dini kurallar kökten değişimi red eder.

Ona inananlar, onu olduğu gibi kabul eder ve değiştirmeden uygularlar.

Muhafazakarlık, güzel olan geçmişine sahip çıkmaktır. Bence, misafire kolonya tutmak, lokum ikram etmek,büyüklerin yanında bacak bacak üstüne atmamak verilebilecek güzel örneklerdir.

Yoksa muhafazakarlık köyde edindiğin geleneklerini şehirde aynısını yaşatmaya çalışmak olmadığı gibi, uzun eteği hemen çıkarıp minisini giymek veya sadece başörtü takmak da değildir.

Sonuç olarak Sol, Fransız ihtilalinden sonra ortaya çıkan parlemento da özgürlükçülerin, halkçıların destekçileri genellikle başkanın koltuğunun sol tarafında oturmaları, zenginleri burjuvaları destekleyenlerin sağ tarafta oturmaları ile ortaya çıkan bir kavramdır.

Şu an da bu açıdan bakılmalıdır.

Sen, haksızlık yapanların zalimlerin karşısın da mum gibi durmayıp, kendin gibi durabiliyorsan solcusundur. Toplumsal ahlaka, musikiye, sanatına dini kullanmadan vecibelerini yerine getirip sahip çıkıyorsan o kadar muhafazakarsın.

Her ikisini birlikte yapabiliyorsan bu Ülkenin Sol muhafazakarısın.

Toplumun bu gerçeğinden uzak solcuların uzun vadede başarı sağlayamayacağı gibi, aynı gerçeklerden uzak muhafazakarlar da başarı sağlayamayacaktır.

Her ikisini sentezleyip hayata geçirebilenlerin daha başarılı olabileceği gözlemlenmektedir.

Yoksa şimdilerin moda değimi ile ne “Sol” biter, ne de zannedildiği gibi "muhafazakarlık” örf adet biter.

Sadece ve sadece bu kavramları içselleştiremeyenler biter.


Etiketler: SOL MUHAFAZAKAR