Sarıyer Yenigün, Sarıyer'in Gerçek Tarafsız Gazetesi - AHLAKSIZ DİZİLER TOPLUMU ZEHİRLİYOR!!!
SARIYER'İN ERTELEME MAÇLARI BU TARİHLERDE OYNANACAK!
Borsa İstanbul'un yüzde 10'u </br>Katar'ın oldu
Süleyman Soylu: Kürtler ve Aleviler </br>bu ülkenin çimentosu

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

AHLAKSIZ DİZİLER TOPLUMU ZEHİRLİYOR!!!

AHLAKSIZ DİZİLER TOPLUMU ZEHİRLİYOR!!!
AK Partili Başar Biberoğlu, reyting uğruna yapılan birçok dizinin Türk halkının zihnini bulandırarak ahlaksızlığa özendirdiğini belirtti...
30.10.2020 / 13:25


Sarıyer'in önde gelen siyasetçilerinden AK Partili Başar Biberoğlu, reyting uğruna yapılan birçok dizinin Türk halkının zihnini bulandırarak ahlaksızlığa özendirdiğini belirtti...

BAŞAR BİBEROĞLU:

Aile bağları, diziler ve programlar üzerinden hedef alınıyor, Batı kendi ahlaksızlığını bu dizilerle topluma aşılamaya çalışıyor, toplumun dini değerlerini hedef alan dizilerin yasaklanması kaçınılmaz bir gerçektir.

Çarpık ilişkilerin gösterildiği diziler, her geçen gün artıyor ve aile yapımız dinamitleniyor.

Ahlaksızlığın had safhaya çıktığı bazı televizyon dizileri, ne yazık ki çocuklarımız için büyük bir tehlike arz ediyor.

Henüz hayatı yeni yeni tanımaya çalışan çocuklar, pek çok sahneleri yasak olması gereken bu dizileri izleyerek, kendi öz değerlerinden kopuk bir şekilde büyüyor.

Fuhuş, çarpık ilişkiler gibi ahlaksızlıkları sık sık veren bu dizi ve programlar taptaze beyinleri zehirliyor.




Sanat adı altında televizyonlarda yayınlanan dizilerdeki ilişkiler, toplumun ahlak anlayışını zedeliyor ve aile kurumunu dinamitliyor.

Televizyonlarda yayınlanan dizi ve programlarda ahlaksızlık ve şiddet her geçen gün toplumsal yapıyı bozacak boyutlara ulaşırken, televizyon yayınlarını denetlemekle görevli olan RTÜK'e vatandaşlardan şikâyet yağıyor.

RTÜK'ün vatandaş bildirimleri raporuna göre, geçen yıl Üst Kurula, 124 bin 234 şikâyet ulaştı. Bunların 48 binini dizi filmlere ilişkin bildirimler oluşturdu.

RTÜK'e yapılan şikâyetler ise ya cevapsız kalıyor ya da uygulanan yaptırımlar diziler için caydırıcı olmuyor.




RTÜK'ün ahlaksız yayınlardan dolayı ceza uygulama yoluna nadiren gitmesi ise tepkilere yol açıyor.

Bir çocuğun RTÜK'e yaptığı şikâyet başvurusunda, babasının bir dizideki eşini döven karaktere çok benzediğini belirterek, "Annemle ben, şu anda babamdan kaçıyoruz. Lütfen diziyi bitirin. Lütfen bitsin de babam anneme aynısını yapamasın." şeklindeki şikâyetin, dizilerin çocuklar üzerindeki olumsuz etkisini gözler önüne seriyor.

Televizyonlardaki ahlak dışı bu tür dizi ve programların toplum üzerinde, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz etki bıraktığını net olarak idrak etmemiz gerekmektedir.

Batılı hayat tarzının esas alındığı ve bu toplumun hiçbir değeri ile uyuşmayan dizi ve programların yasaklanması çağrısı gayet yerinde bir toplum isyanıdır.



AHLAKSIZ DİZİLERLE TOPLUMUN AİLE YAPISINI HEDEF ALMAK İSTİYORLAR

Ahlaksız dizilerle toplumun aile yapısını tamamen hedef almak istiyorlar.

Toplumu kendilerine benzetmek istiyorlar. Bir milletin aile yapısını yıkmadan kendi istedikleri gibi kullanamayacaklarını çok iyi bilen Batılılar, bu tür dizilerle aileyi hedef alıyor.

Dizilerin, toplumdaki çöküntüye mutlak etkisi vardır.

Zaten gençliğimiz üzerinde oynanan oyunlarla, özellikle çocukların ahlakını ve maneviyatını ellerinden almak istiyorlar.

Bunun için de toplumun inanç ve manevi değerleri ile uğraşmak gerektiğini biliyorlar.

Gençlik de bundan olabildiğince etkileniyor.

Dolayısıyla burada ailelere çok büyük bir görevin düştüğüne inanıyorum.

RTÜK DAHA DUYARLI VE HASSAS OLMALIDIR

RTÜK'ün en baştaki görevi bu olmalıdır. Aile yapısına; ahlak, edep ve maneviyatımıza doğru açılmış bir savaş!

Tuzak görüldüğü an derhal müdahil olmalıdır.

Ama maalesef bu konuda tam yeterli bir denetim yapılmıyor.

RTÜK'e şikâyetler çok, ama önemli olan gereğinin yapılmasıdır.

Şikâyet havada kalıyorsa, bir ceza-i müeyyide uygulanmıyorsa, o zaman bunun bir mantığı yok.

Zaten gerekli yaptırımlar olsaydı, şikâyetlerin bu denli çok olacağına inanmıyorum.

Dolayısıyla RTÜK, biraz daha duyarlı ve hassas olmalıdır.




TOPLUMDAKİ AHLAKSIZLIĞIN DİZİLERLE ÇOK İLGİSİ VAR

Ben, dizilerin çocuklar üzerinde etkili olduğunu birebir görüyorum.

Mesela çocuk, akşam ailesiyle izlediği diziden etkileniyor, sabah okula geldiğinde de dizilerde gördüklerini birebir örnek alarak ona göre davranıyor.

Dizilerin olumsuz yanlarının çocukları olumsuz etkilediğini çevremizle istişareler yaptığımızda da görüyoruz.

Bence bunlarla ilgili daha çok bilgilendirme reklamları yapılmalıdır.

Toplumdaki ahlaksızlığın dizilerle ilgisi vardır.

Görsel olduğu için çocuklar, dizilerden kendilerine model alıyor.

Dizilere olan rahatsızlıkları herkes söylüyor ama sürekli kış ve yaz dizileri devam ediyor.

Dizilerin topluma etkisi çoktur.

RTÜK'te sadece televizyoncular değil, sağlıkçılar, eğitimciler ve benzeri kişilerin olması daha etkili olacaktır.


 

BATI KENDİ AHLAKSIZLIĞINI DİZİLERLE BİZLERE AŞILAMAYA ÇALIŞIYOR 

Diziler, Avrupa'yı özendirmeye çalışıyor ama Avrupa çok ahlaklı bir toplum değildir.

Batı, bizim Türk ve İslam adetlerimize uygun değildir.

Ahlaksızlığın diz boyu olduğu diziler çok sayıda var ve bu dizilerle toplum, özellikle fuhşa, müstehcenliğe özendiriliyor.

Onlar sanıyorlar ki açıklık ve saçıklık özgürlüktür ama özgürlükle bunun bir alakası yok.

Bu tür ahlaksız dizilerle toplumun genetik yapısını bozmaya çalışıyorlar.

Genç kesim bunlara çok özeniyor.

Halkımızın çoğunluğu asgari ücretle geçinirken, dizilerde zengin yaşamlar özendirilip, halk isyana teşvik ediliyor.

Dizilerin, toplumun gerçek yüzünü yansıtması lazım.

Bizim örf ve adetlerimize uygun olmayan dizilerin olmaması lazım.

Gençlerimiz bu tür dizilere özeniyor, bu da yanlışlara yol açıyor ve haramı bize helalmiş gibi gösteriyor.

RTÜK görevini yapsa, ahlaksızlık bu kadar diz boyu olmaz.



GENÇLER HER TÜRLÜ KÖTÜLÜĞÜ DİZİLERDEN ÖĞRENİYOR

Geçmişteki diziler, hep öğretici dizilerdi. Şimdiki neslin yetiştiği bu dönemde, internetten de dizi izlenebiliyor. Bu diziler çok çabuk bulunuyor. Bu dizileri sakıncalı buluyorum. Bu dizilere bir kısıtlama gelmesi gerekiyor. En çok da şiddet içerikli, sigara ve alkole yönlendiren dizilere karşıyız. Bu tür diziler, toplumun ahlakını, gelenek ve göreneklerini bozuyor. Geçmişimizi lekeliyor.

Eskiden saygı ve sevgi vardı, onlar yitiriliyor.

Gençler, yaptıkları kötü, yanlış davranışları hep televizyonlardan öğreniyorlar.

TOPLUMU İFSAT EDEN DİZİLERİN ÖNÜNE GEÇİLMESİ GEREKİR

Denetimlerin biraz daha sıkılaşması lazım. Ulusal kanallara baskı uygulanması lazım. Bu tür dizilerin önüne geçilmesi gerekir.

Toplum yapımız buna uygun değil.

Elhamdülillah Müslüman bir milletiz. Bize uygun dizilerin olması gerekiyor.

Biz büyükler de dizi izliyoruz fakat çocuklara olumsuz etki verdiğini görünce kanal değiştiriyoruz ama yanlış yapıyoruz. Kanal değiştirmekle sorun çözülmüyor. O diziye internetten ulaşılabiliyor. 'Babam kapatmıştı ama ben bunu buradan izleyebilirim.' diyerek o diziye ulaşabiliyor.

Bu tür dizilerin, hem TV, hem de internetteki erişimine kısıtlama getirilmesi lazım. Daha çok eğitici ve öğretici dizilerin çekilmesi gerekiyor.

AHLAKSIZ DİZİLERLE ÇOCUKLARIMIZIN AHLAKI BOZULUYOR

Televizyonda kadın ve yemek programları gibi çok saçma programlar var.

Bu tür program ve dizileri kınıyorum. RTÜK'e sesleniyorum; bu tür program ve dizilerin yayınlanmaması lazım. Ailece bakılacak diziler yok. Ahlaksız dizilerle çocuklarımızın ahlakı gerçekten bozuluyor. Toplumdaki çöküntüye çok etkisi oluyor. Özellikle müstehcen içerikli sahneler çocukları etkisi altına alıyor. Bu yüzden çocuklarda ahlak kalmıyor, anne ve babaya saygı kalmıyor.

Çocuklar ve gençler, dizilere özenerek uyuşturucu ve alkole bulaşıyor.

RTÜK, görevini gerçekten yapmıyor, görevini yapsa bu ahlaksız yayınları kaldırır veya çok ciddi ceza uygular...

Ahlak dışı dizi ve programların psikolojik, fiziksel ve ahlaki olarak zararları büyük oluyor.