Sarıyer Yenigün, Sarıyer'in Gerçek Tarafsız Gazetesi - AMATÖR SPOR KULÜPLERİMİZİ KURTARIRSAK? TÜRK SPORUNU KURTARIRIZ!!!
SARIYER'DE FECİ KAZA 2 ÖLÜ
Yunanistan'da Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin ibadete açılmasına tepki
Sarıyer’e yeni emniyet müdürü atandı

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

AMATÖR SPOR KULÜPLERİMİZİ KURTARIRSAK? TÜRK SPORUNU KURTARIRIZ!!!

AMATÖR SPOR KULÜPLERİMİZİ KURTARIRSAK? TÜRK SPORUNU KURTARIRIZ!!!
Büyükasar sorunları ve bunların çözüm yollarını anlatırken, neden Türk gençliğine rol model olarak gösterildiğini bir kez daha ortaya koydu.
24.06.2020 / 13:48


Türkiye'de üst düzey profesyonel sporda 4 yıl gibi bir süredir yöneticilik kariyerine sahip olan, Sarıyer'in sevilen iş insanlarından Ali Büyükasar, Türk sporunu, amatör kulüplerimizi ve genel spor konjonktürünü ansiklopedi tadında değerlendirdi...

Büyükasar sorunları ve bunların çözüm yollarını anlatırken, neden Türk gençliğine rol model olarak gösterildiğini bir kez daha ortaya koydu.




ALİ BÜYÜKASAR:

Ülkelerin gelişmişlik ölçülerinden birisinin aktif lisanslı sporcu sayısı olduğunu hatırlatarak giriş yapmak istiyorum.

Gelişmiş ülkeler bir taraftan lisanslı sporcu sayısını çoğaltmaya çalışırken, diğer taraftan da yeni spor dallarını yaşama geçiriyorlar.

Türkiye bu tablonun neresinde diye soracak olursanız, çok kötü durumda değiliz fakat durum pek iç açıcı da gözükmüyor.

Devletimiz sağolsun, varolsun; yıllardır Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde Avrupa standartlarında stadyumlar, kapalı spor salonları, yüzme havuzları, atletizm pistleri, tenis kortları ve bunlara benzer tesisler yapıldı.

Elbette, modern tesislerin yapılması çok önemli.

Ancak, bu tesislerin içini nitelikli spor eğitmenleri ve sporcularla dolduramazsak, yaptığımız yatırımlar boşa gidebilir.

Aynen, binaları hazırlanmış ama eğitim kalitesi son derece yetersiz üniversitelerdeki travma örneğinde olduğu gibi.

Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli ve meraklı kimselere amatör diyoruz.

Yani, profesyonelliğin tam karşıtı.

Burada, dikkat edilmesi gereken nokta, amatör ve profesyonel çizgisini tam olarak çizebilmenin güçlüğüdür.

Spora, amatör bir sporcu olarak başlayan çocukların, hedeflerinde başarılı bir profesyonel sporcu olması en doğal düşüncedir.

Amatör spor kulüplerinin sadece sportif faaliyetlerin merkezi olarak görülmemesi gerekir.

Gençlerin, sağlıklı, bilinçli, ülke sorunlarına duyarlı, iyilik ve doğruluktan yana yetişmelerinin de sağlandığı toplumsal merkezler olarak görmek gerekir.

Amatör sporun önündeki önemli engellerden birisi, sporu sadece futboldan ibaret sayan yöneticilerdir.

Amatör sporcu sayısını ne kadar arttırırsak, sokaktaki çocukların ve gençlerin sayısını da o kadar çok azaltmış oluruz.

Amatör spor kulüplerinin birçoğu, çok zor sağladıkları kıt parasal kaynakları ile büyük işler başarmaktadırlar.

Spor Bakanlığımız ile Belediyelerin sağladığı desteklerin sistemli ve liyakat şeffaflık ilkelerinde yeterli olduğunu söyleyen kulüplerin azınlıkta olmasını göz önünde bulundurmalıyız.



Vize, filiz lisans ve transfer bedellerinin yüksekliği kulüpleri zor durumda bırakmaktadır.

Belediyeler, spor tesislerinden yararlanmak isteyen amatör spor kulüplerine kapılarını ardına kadar açmalıdır.

Ticari amaçla spor okulları işletenlerle, amatör spor kulüpleri aynı kefeye konulmamalıdır.

Amatör spor kulüplerine pozitif ayrımcılık her konuda yapılmalıdır.

Bırakınız, sadece malzeme ve saha tahsisini, dar gelirli sporcuların ulaşım ve zaman zaman, antrenman günündeki beslenmeleri bile Belediyeler tarafından karşılanmalıdır.

Amatör takımlarımızın, İl’in profesyonel takımlarının pilot takımları olabilecek zeminin hazırlanması da çok önemlidir.

Kent kimliğinin gelişmesinde sportif başarıların yeri büyüktür.



Kentin spor kulüpleriyle özdeşleşen çocuklar ve gençler, kısa süre içerisinde bir “Kent Sevdalısı” olabilmekte, yaşamı boyunca kente hizmette önderlik yapmayı görev edinmektedirler.

İş camiası, amatör spor kulüplerine sponsor olmayı önemsemelidir.

Çünkü, spora kazandıracakları her genç, sonunda ülkemiz için, kentimiz için kazanç olacaktır.

Unutulmaması gerekir ki; günümüz sanayi ve bilgi toplumlarında spor, gereksinimden çok, yaşamın bir parçası, insanlar ve toplumlar arası diyalogun önemli bir aracı haline gelmiştir.



SORUNLAR VE MAALESEF YİNE SORUNLAR…

Sorunları başlıklar altında yazmayı daha uygun buldum.

Amatör Spor Kulüplerinin yaşamlarını sürdürebilmeleri için birinci kural “kurumsallaşmak”olarak görüyorum.

Amatör Spor Külüplerinin altyapılarında görev yapan ve kulüplerin başarısının en kritik yerinde bulunan antrenörlerin ise yeterli donanımı bulunmadığı acı bir gerçek.

Kulüplerin altyapılarında bulunan birçok antrenörün eğitimi yeterli olması için titizlikle tüm yönetmelik masaya yatırılmalıdır.

Antrenörlere yeterli eğitimin verilmediğinden dolayı altyapı sporcularının en önemli çağında verilecek eğitim başarıyı doğrudan etkiliyor.

Bu nedenle bu önemli noktalarda görev yapan antrenörlerin eğitimli ve bilgili olması gerekiyor…


Altyapıların gerektiği gibi gelişmemesinin en önemli problemlerinden bir tanesi, Amatör Spor Kulüplerinin maalesef maddi olanaklar nedeniyle altyapılarına gerektiği gibi eğilemiyor olmasıdır.

Bu nedenle de birçok kulüp altyapısından feda etmek zorunda kalıyor.

Amatör Spor Kulüplerinin olmazsa olmazı olan “sponsor” bulunamaması nedeni ile Kulüp Başkanı veya yöneticilerinin omuzları altında yaşamlarını sürdürüyor olmaları.

Ayrıca, sponsorluk yapacak firmaların Sponsorluk yasasında belirtildiği gibi yapmış oldukları ödemelerinin tamamının vergiden düşülmesini bilmelerine rağmen amatör spor kulüplerine bu yardımı yapmıyorlar.




Amatör Spor Kulüplerinin bulunduğu bölge belediyelerin bazıları Amatör Spor Kulüplerine yardım etmekteler.

Ancak bu yardımlar yeterli olamıyor.

Malzeme konusunda çekilen sıkıntıların bir kısmı söz konusu belediyelerce karşılanmakta olup, bu yeterli gelmiyor ve Spor denilince maalesef sadece futbol düşünülmekte.

Diğer branşlar ise üvey evlat muamelesi görmekte.

Bireysel sporlara ise desteğin yok denecek kadar az olduğunu görüyoruz.

Belediyelerin Amatör Spor Kulüplerine daha fazla spor imkanı sağlaması büyük bir ihtiyaç olarak karşımızda durmaktadır.

Amatör Spor Kulüpleri için ulaşım da ayrı bir dert olarak gözüküyor.

Amatör Spor Kulüp takımları hangi branşta olursa olsun idmanlarına ve resmi müsabakalarına gitmekte büyük sıkıntı çekiyor.

Ulaşım maliyeti en az haftada iki idman ve bir maç düşünülse bile büyük bir bedel ödenmekte.

Ama hiçbir geliri olmayan kulüpler araçlarla ulaşım ücretlerini başkan veya yöneticiler ceplerinden karşılamaktalar.

Amatör Spor Kulüpleri sezon başında lisans ve vize işlemlerini maddi olanaklar nedeniyle yapamıyor.

Bu nedenle yeterince sporcuya lisans çıkartamıyor.



Sporun en kritik yerinde bulunan antrenörlerin ise yeterli donanımı bulunmadığı acı bir gerçek…

Biraz önce ifade ettim fakat altını bir kez daha önemle çizmek istiyorum; Kulüplerin alt yapılarında bulunan birçok antrenör yeterli eğitimi almadan görev yapıyor.

Antrenörlere yeterli eğitimin verilmediğinden de şikayet ediliyor.

Sporcunun en önemli çağında verilecek eğitim başarıyı doğrudan etkiliyor.

Bu nedenle bu önemli noktalarda görev yapan antrenörlerin eğitimli olması gerekiyor.

Spor branşlarında hakemlerin de eğitimsizliğinden yakınılıyor.

Özellikle futbol branşında amatör karşılaşmalarda hakemlere tepkiler haddinden fazla oluyor.

Bunun nedeni ise hakemlerin de yeterince eğitim görmemesi…

Bunun yanında genç hakemlerin ‘ben oldum’ havasına girip amatör maçlara yeterli önemi göstermemesi en büyük tehlikelerden birisi olarak gösteriliyor...

Bazı il temsilcileri görevlerini en iyi şekilde yerine getirirken bazı il temsilcilerinin ise yeteri kadar çalışmadığı söyleniyor.



Sporun önemli noktasında yer alan il temsilcilerinin bir kısmının bilmedikleri spor branşının başına getirilmesi ise büyük bir skandal olarak göze batıyor…

İl temsilcilerinin seçimine daha çok dikkat edilmesi bekleniyor.

Bilmediği bir sporun başına il temsilcisi olarak getirilen kişinin o branşa ne kadar faydalı olabileceğini konuşmaya bile gerek yok…

Amatör futbol karşılaşmalarında eski kaliteden eser yok.

Koronovirüs öncesini hatırlayalım.

Seyircinin tribünde maç izlemesi serbest iken, büyük çekişmeye sahne olan maçlara dahi futbol severler izlemeye gitmiyordu.

Hayatın tüm alanına futbolu sokar, sonra onu bir kütle haline dönüştürürsek geleceğin programını nasıl sağlıklı yapabiliriz ki?

Amatör sporun futbol olduğu yanlışına düşenler arasında belediyeler de var…

Uzun lafın kısası... Son yıllarda kulüplere destek sıfır noktasına gelmiş bulunuyor. Çok az bir yardım yapılıyor da diyebiliriz! Fakat bu durum da sadece futbol branşları ile sınırlı kalıyor. Peki ya diğerleri… O çocuklar ve gençlerimiz bizim yarınlarımız değil mi?