Sarıyer Yenigün, Sarıyer'in Gerçek Tarafsız Gazetesi - SOSYETE OROSPULARI DA </br>SAVAŞA KARŞI!!!
SARIYER'DE GIDA TERÖRÜ
Haçlı Ezeli Düşman
Tem'de Otomobilin Çarptığı Kadın Öldü

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

SOSYETE OROSPULARI DA
SAVAŞA KARŞI!!!

SOSYETE OROSPULARI DA </br>SAVAŞA KARŞI!!!
Duayen gazeteci Engin Ardıç Yazdı...
10.10.2019 / 21:47


Sosyete orospuları da savaşa karşı.

Ne savaştan anlarlar ne barıştan, onlar ancak "kafa koparmayı" bilirler.

Onlar için savaş, yatak odasında olup bitendir.

Eh, ne de olsa "yaşam savaşı"...

Cihangir de savaşa karşı.

Ya savaş çıkar da kokain bulamazlarsa halleri nice olur?

Bu gibi durumlarda Nazım'ın şiiri de hazırdır:

"Çocuklar ölmesin, şeker de yiyebilsinler" dedin mi iş biter.

Suriyeli çocuklar şeker değil dayak yerler, ona aldırmazlar.

Başka? Kürt devletinin kurulmasını isteyen FETÖ'cü liberaller de savaşa karşıdırlar.

Kürt milliyetçiliğine uşak olmuş Marksistler de karşıdırlar. Sosyalizm uyduramadık Kürdistan verelim abi(!) Amerika'ya teslim olması için içine Amerikan ajanı sokulmuş CHP de karşıdır.

Mecbur kalınca "içim kan ağlıyor ama destekleyeceğim" diye kıvırtırlar.

Asıl zor durumda olanlar, faşistlerdir...

***

Savaşa karşıyız deseler, faşistlikleri kalmayacak.

Değiliz deseler, Erdoğan'ı desteklemiş olacaklar.

HDP ya da PKK/YPG ile iş tutsalar kepazelik...

Tutmasalar, AK Parti'ye çalışacaklar.

"Erdoğan Suriye'ye giremez, blöf yapıyor" diye attılar tuttular.

Şimdi kıvırıyorlar: "Girer ama çıkamaz"...  

Erdoğan helikopterle Malezya'ya kaçacaktı...

Yok yok, üç günlük ömrü kalmıştı, gidiciydi...

Televizyonda emekli bir faşist "oluk oluk kan akacak" deyip duruyordu.

(Dolar da yedi liraya çıkacaktı.) Kan akıyor akmasına da, ya kaynanasını kesen damadın bıçağından akıyor, ya trafikte atarlanan manyağın burnundan.

***

 Arkadaşlar, Türkiye savaşa girmiyor.

Çok şükür başımızda Enver gibi bir "kifayetsiz muhteris" yok. O eskidendi.

Türkiye alt tarafı bir "operasyon" yapacak.

Daha önce de yaptı.

Ama on beş kilometrede, ama otuz kilometrede, ama kırk beş kilometrede.

(Faşistler bu sefer de "niçin yetmiş beş değil" diye dırlanacaklar.) Ortada fazla abartılacak bir durum yok.

O arada elbette şehit de verilecek.

Yok öyle yirmi beş kuruşa simit, sıfır zayiatla güvenlik.

Faşistler hem gurur duyacaklar, hem ağlayacaklar.

Mustafa Kemal Paşa "çok insan ölecek, biz bu bağımsızlık savaşına hiç kalkışmayalım" demiş olsaydı ne olurdu acaba?

Bu soruya cevap veremezler.

Milli egemenliği, bağımsızlığı, onuru Atatürk gözetirse iyidir, Erdoğan gözetirse kötüdür, öyle mi?

Ahmet Kaya'nın dediği gibi, bu ne yaman çelişki anne?